Siirler

Yezit'e lanet

Ben Kızılbaşım

Yanıyorum dört yanım ateş
Sivas’ta semah dön döne on binlere karşı otuz beş
Dersim’de deyis söyleye söyleye binlerce kez
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum...

Ben Kızılbaşım

Dara dururum hak divanında
Pir Sultan olurum kadı huzurunda
Şeyit Riza olurum efendiler katinda
Ben Kizilbas evladı kerbelayım
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum…

Ben Kızılbaşım

Kızıbas demiş bana gidi yezit
Önünde bas eğmediğim it oğlu it
Tarih olsun ki bana şahit
Ben kızılbas evladi kerbelayım
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum…

Ben Kızılbaşım


Erenler dilinde türkü olur söylenirim
Bin defa kerbelada kum olurum
Susuz kalır divane olurum
Kellemi ortaya koyup yezide nalet okurum
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum
...

Ben Kızılbaşım

Sesim çığlık çığlık faşiste etmem kulluk...
Bin yanar binbir anadan doğarım...
Ali den geldim Pir Sultan Abdal askina semah dönerim ...
Zalimin ateşinde binlerce yanıp çoğalıyorum...

 

 

 

 

 

MADIMAK 

İki temmuz derin yara 
Yobazın kin kusmasıdır 
Ankaranin yüzü kara 
Sesiz durup susmasıdır 

Devlettir tezgahı kuran 
Dost görünüp gizli vuran 
Köşe kapıp sinsi duran 
Söyle bu neyin nesidir 

EZELİ bekle gün gele 
Dayan yürek dayan hele 
Uzaklardan gelse bile 
Umudun ayak sesidir

 

 

 

 

 

DÖNEN DÖNSÜN BEN DÖNMEZEM?

Yiğitlere sözüm vardır
Dönen dönsün ben dönmezem
Hakikatlı özüm vardır
Dönen dönsün ben dönmezem

Ağır bedeller vermişiz
Zülüm işkence görmüşüz
Zalime karşı durmuşuz
Dönen dönsün ben dönmezem

Pir sultanın soyundayız
Denizlerin suyundayız
Mazlumların yolundayız
Dönen dönsün ben dönmezem

Dara giderken haykıran
Sephaya tekmeyle vuran
Sevda olduk buram buram
Dönen dönsün ben dönmezem

Kerbelada Hüseyinim
Kızılderede Mahirim
Baş eğmeyen Bedrettinim
Dönen dönsün ben dönmezem

İşkencede Kaypakkaya
Yürüdük bu yolu yaya
Toprak olduk hasret suya
Dönen dönsün ben dönmezem

Diyarbekirde direndik
Dört can ile bizde yandık
Yürüyoruz sanma döndük
Dönen dönsün ben dönmezem

Madımakta yanan bizdik
Semahlara dönen bizdik
Derviş olup köy köy gezdik
Dönen dönsün ben dönmezem

Verdik nice canımızı
Akıttılar kanımızı
Kusacağız kinimizi
Dönen dönsün ben dönmezem

Boyun eğmedik cellada
Zindanlarda yata yata
Kalender son nefer olsa
Dönen dönsün ben dönmezem  

 

 

 

 

 

 BEN HUSEYNİM

 

 

 

 

 

Ben Hüseyn’im, ben Hüseyn; ben Hüseyn’im, ben Hüseyn

Sipt-i Peygamber benim, Murteza’ya nur-i eyn

 

Anam, Server-i  Nisa, kadeşimdir Mücteba

Ben Hüseyn’im, ben Hüseyn, Hamis-i Al-i Aba

 

Can mayasıyla beni, büyütmüş ceddim Resul

Terbiye etmiş beni, anam Zehra-yı Betül

 

Murteza’dan almışım, izzeti, cesareti

Babam öğretmiş bana, isarı, şecaati

 

Geceler ağlamağı, namazı, ibadeti

Gündüz meydanda cihad etmeyi, şehadeti

 

Zalimin önünde bir dağ gibi dayanmağı

Din için feda olup, kanına boyanmağı

 

Kurban eyledim canı, din için, şeref için

Ettim feda her şeyi, bu yüce hedef için

 

Feda eyledim, feda, Abbas’ımın kolunu

Ta kıyamete kadar, yaşadım hak yolunu

 

Allahu-u Ekber için, feda oldu Ekber’im

Hüccet oldu âleme, altı aylık askerim

 

Esir oldu Zeyneb’im esirler azad ola

Zincirlendi Seccad’ım, ta ki zincir kırıla

 

Mızrak başında başım, Kur’an okudu, Kur’an

Ta ki bilsinler bu baş, Kur’an’a olmuş kurban

 

Düşmanlarımdan daha, cefalı görmedim ben

Yarenimden daha çok, vefalı görmedim ben

 

Sadıklar böyle vefa gösterir serverine

Bir canın yerine bin can verir rehberine

 

Yarenim can verdiler, ta ki din ihya ola

Ta vefanın, mertliğin manası ifa ola

 

Azizlerin ölümü, gerçi belleri büker

Fakat bu kanlar ile zulmün binası çöker

 

Kerbela eder nida, hal lisanıyla sada

Amade Hüseyniler! Hakk’a olmağa feda

 

Hüseyni olan ümmet, zillet altına girmez

Kerbela âşıkları, zalimlere baş eğmez

 

Her gün Aşura, her yer Kerbela’dır Kerbela

Müslüman olan herkes, imtihana müptela

 

 

 

 

 

 

 

Huseyn'e Doğru

 

 

 


 

 

Evvel baştan Muhammed’e salavât

Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru

Ecel gelip, ömür gülü solmadan

Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru

 

 

Hasan-Hüseyin Ali’nin oğulları

Şehitler yolunda giderler doğru

İmâm Zeynel’âbâ Hüseyn’in oğlu

Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru

 

 

İmâm-ı Bâkır’dan vuralım demi

Cafer-i Sadık’tan aldım erkânı

İmâm Mûsâ kaldır gönülden gamı

Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru

 

 

İmâm-ı Rıza’dan olsun hidâyet

Takî ile Nakî kılsın inâyet

Ol Hasan Askerî şâh-ı vilayet

Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru

 

 

Pir Sultan Abdal’ım söyledi heman

Yezid’in kalbinden gitmedi güman

Âhir nefesinde On iki İmâm

Gönül kalk gidelim Hüseyn'e doğru

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kerbela'da Olsaydım

Bende yardım ederdim sana
Kerbela'da olsaydım ya Hüseyin!
Kılıç çalardım Küffar'a
Kerbela'da olsaydım ya Hüseyin!

Canımı verirdim tereddüt etmeden,
Yezitler bizi katletmeden,
Önce kurban ben olurdum
Kerbela'da olsaydım ya Hüseyin!

Senin için ölürdüm'
Sana kul köle olurdum,
İlk can veren ben olurdum,
Kerbela'da olsaydım ya Hüseyin!

Ehli-beytin yoluna,
Dostlar dolmuş sağ-soluma,
Yardım ederdim Fatıma Ana oğluna,
Kerbela'da olsaydım ya Hüseyin!

Düşünürüm Kerbela'yı gözlerim yaş olur,
Lanet olsun yezite bağrı kara taş durur.
Alimin oğluna Peygamberin torununa kim vurur?
Kerbela'da olsaydım ya Hüseyin!

Mustafa Aslanım lanet yezide,
Hayasızlar,vicdansızlar gene keserler bizi de!
Bir matem acısı dinmeden bu sızı ne?
Kerbela'da olsaydım ya Hüseyin,Şah Hüseyin! ! !

 

 

 

 

 

 

 

*Kerbela*

Kerbela’nın tarihinde,
Bela vardır Hüseyin’e,
Her yıl matem geldiğinde,
Yanar içim su, su diye.

Kerbela’nın yapıları,
Kan kokuyor her tarafı,
Şah Hüseyin evlatları,
Yez-it’imiş cellâtları.

Kerbela’nın yolu çöldü,
O, dedesinin gülüydü, (O, Muhammed(SAV) ’in gülüydü)
Fatma ana büyütmüştü,
Yez-it onu öldürmüştü.

Kerbela’da kanlar yağar,
Yerler, gökler, dağlar, taşlar…
Ali evladına ağlar. (Şah, evladına yas tutar.)
Yez-it’in teni kan kokar,

Kerbela’da feryat susmaz,
İnsan körpeye ok atmaz,
Hırs bürümüş, kana doymaz,
Kanlı Yez-it iflah olmaz.

Kerbela’nın başı duman,
Su kabına tekme vuran,
Zalim Yez-it, vermez aman,
Şahım; içimizde yaran.

Kerbela’da dertle çile,
Şah Hüseyin kerametle,
Elin vurdu, su her yerde,
Nasip değil, kader böyle.

Kerbela’nın adı kara,
Derman yoktur bu yaraya,
Matem’de bir yudum suya,
Tamah etme (etmem) doya, doya.

Kerbela’da anıların,
Gözünün önünde, Şahın
Şehit ettiler, canların
İzahı yok, bu acının

Kerbela’da, tarih yazar.
Kanla yazılmış, sayfalar,
Parçalanmış, kol bacaklar,
Şah’a, revamıydı bunlar.

Kerbela’da, o gün Cuma,
Yez-it geçmişti hücuma,
Öğlende kıydılar ona,
Kıyanlar durdu namaza

Kerbela’da kesik başlar,
Demoğlu; andıkça ağlar,
Derman etmez, bu derde kar,
Her dem, Yez-it’e, lanet var.

 

 

 

 

 

Hz. Ali

İlmin kapısıdır, Hz. Ali
Ehli beyittendir, Hz. Ali
Allahın aslanıdır, Hz. Ali
Zülfikar’ın sahibidir, Hz. Ali

Hz. Âliyi sevmeyen, imansızdır
Onsuz ehli beyit, imkânsızdır
Hz. Alisiz her şey, kanıtsızdır
Hz. Ali bizim, baş tacımızdır

Hz. Âliyi, ilahlaştıranlar kâfirdir
Bunu dili ile söylemek, kâfidir
Bunu içinde gizleyenler, hafidir
Hz. Aliye, muhabbet beslemek, safidir

Hz. Ali, peygamberimizin damadıdır
Onu sevmekte, aşırıya varılmamalıdır
Hz. Ali, ilk Müslüman olanlardandır
Hz. Âliyi sevmeyenler ise, yolda kalanlardandır

 

 

 

 


Aleviyiz B i z

Bizim,yolumuz,
Erkanımız.
Cemimiz var.

Cemimize,
Işık, tutan.
Peygamberimiz,
Can, pirimiz var.

Yüreğimize,
İşleyen.
Ali sevgisi var.

12 İmamları,
Kerbelayı.

İmam, Hüseyin,
İmam Hasan.
Katlini, yansıtan.

Muharrem,
Yasımız var.

Ehlibeyt,evladına.
Işık, Olan. Işık, saçan.
Pirlik eden.

Hacı Bektaşi Velimiz.
Pir Sultan,
Abdalımız.var.

Yüreğimizde, Silip,
Atamadığımız.
Dilimizden, asla ve asla,
Düşüremediğimiz.

Ya,ALLAH,
Ya Muhammet Mustafa
Ya, Aliyel Mürte za.
Ya Kuran-ı Kelam
Sevdamız var.

İbadetlerimiz; de.
Zikirlerimiz; de.
Ya, Allah,
Ya Muhammet,
Ya Ali. diye
Çağırırız, Biz.

Bu konuda.
EHLİBEYİT.
Evladı olarak,
Hem fikiriz, Biz.

Ehlibeyt, olanları da.
Ehlibeyt,
Olmayanları da.
Severiz, biz.,

Tüm Dinlere,
Tüm İnaçlara
Tüm İbadetlere
Eşit mesafedeyiz Biz

Çünkü tüm ibadetlerde
Yüce Yaradanadır
Yönelişimiz

Kin,Düşmanımız, bizim.
Kin tutmayız, biz.
İkilik, yaratmayız.
İkiliği, taşlarız, biz.

Ehlibeyt, yolunda.
Can verenlerden.
Şehit olanlar danız,
Biz.

Çün kü öz ve öz
Alideniz Biz
Yani
Aleviyiz Biz

Ya Hızır ;

Sensin Darda Kalanların Yardımcısı

Sensin “” Yetiş Ya Hızır “” diyenlerin carına yetişen..
Sensin mazlumun, fakirin dostu..
Sensin yolda kalanların yoldaşı..
Sensin Batın ilminin deryası..
Sensin Musa’nın arkadaşı..
Sensin dar günün aydınlatıcısı..
Sensin Ab-ı Hayat’ın sahibi..

Binbir adı vardır biri Hızır, Nerede çağırırsan orada Hazır..

Elaman mürver huzura geldik
Yardım Eyle bize Bozatlı Hızır
Yüz sürüp yerlere yardım diledik
Yetiş yardım eyle Bozatlı Hızır

Seni seven canlar elini açmış
Hızır günü diye dua’ya durmuş
Nebilik, Velilik tek tek sana gelmiş
Yetiş yardım eyle Bozatlı Hızır

Kemter Derviş diler özüne himmet
Mahrum etme beni eyle mürüvvet
Evliya, enbiyanın yüzü suyu hürmet
Yetiş yardım eyle Bozatlı Hızır

Hızır Nebi aşkına tuttuğumuz oruçları İzzet-i Dergahında kabul eyle ilahi Yarabbi..